Alan Adı Kontrolü

www.

Docker Best Practices (En İyi Uygulamalar): Uygulama Geliştirme İpuçları**

Docker Best Practices (En İyi Uygulamalar): Uygulama Geliştirme İpuçları**
Google News

Docker Best Practices (En İyi Uygulamalar): Uygulama Geliştirme İpuçları

Günümüzde yazılım geliştirme süreçleri hızla değişmekte ve uygulama geliştiriciler, daha verimli ve hızlı çözümler arayışındadır. Docker, bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Uygulama geliştirme sürecini kolaylaştıran bu konteyner teknolojisi, aynı zamanda en iyi uygulamalarla verimliliği artırmaktadır. Bu makalede, Docker best practices üzerinde duracak ve uygulama geliştirme süreçlerinizde kullanabileceğiniz faydalı ipuçlarına değineceğiz.

1. Konteynerleri Küçük Tutun

Docker konteynerlerinin boyutunu minimumda tutmak, veri aktarımını ve dağıtım sürecini hızlandırır. Büyük konteynerler, daha fazla kaynak tüketir ve yayılmaları zaman alır. Bu nedenle, Dockerfile dosyalarınızı oluşturarak içinde yalnızca gerekli olan bileşenleri bulundurun.

2. Katmanları Optimize Edin

Docker imajları, katmanlar halinde inşa edilir ve her katman, imajınızı bir önceki katmanın üzerine ekler. Yalnızca gerekli dosyaları ve bağımlılıkları eklediğinizden emin olun. Örneğin, RUN komutlarıyla yapılan değişikliklerin bir arada bulunması, katman sayısını azaltarak imajın boyutunu küçültür.

3. Versiyon Kontrolü Kullanın

Uygulama geliştirme sürecinde, kullandığınız imajların versiyonlarını takip etmek oldukça önemlidir. Her bir imajın etiketini kullanarak değişiklikleri kontrol edebilir ve gerektiğinde eski bir sürüme geri dönebilirsiniz. docker tag komutunu kullanarak etiketleri kolayca yönetebilirsiniz.

4. Ağa Bağlılıkları Azaltın

Birden fazla konteyner kullanıldığında, bu konteynerler arasındaki ağ trafiği oldukça artabilir. Mümkün olduğunca daha az ağa bağımlı olmaya çalışın ve microservices mimarisi kullanarak konteynerlerinizi yönetin. Bu, uygulamanızın daha bağımsız çalışmasına yardımcı olur.

5. Ortam Değişkenlerini Kullanın

Uygulama ayarlarınızı ve yapılandırmalarınızı kodunuzun dışına taşımak için ortam değişkenlerini kullanın. Bu yöntem, uygulamanızın farklı ortamlara (geliştirme, test, üretim vb.) kolayca uyum sağlamasını sağlar. Örneğin: ENV VAR_NAME=value şeklinde Dockerfile dosyanızda tanımlamalar yapabilirsiniz.

6. Güvenliği Ön Planda Tutun

Docker ile çalışırken güvenlik, her zaman öncelikli olmalıdır. Konteyner imajlarınızı güncel tutarak bilinen güvenlik açıklarından korunabilirsiniz. Ek olarak, yalnızca gereken izinleri vererek konteynerlerinizin güvenliğini artırabilirsiniz.

7. Sürekli Entegrasyon ve Sürekli Dağıtım (CI/CD) Kullanımı

Docker ile oluşturduğunuz uygulamaların sürdürülebilirliğini artırmak için CI/CD süreçlerini uygulayın. Böylece, her bir güncelleme veya değişiklik anında otomatik olarak test edilir ve dağıtılır. Bu da yazılım geliştirme sürecini hızlandırır ve hataları en aza indirir.

Sonuç Olarak

Docker best practices, uygulama geliştirme süreçlerinizi daha etkili ve verimli hale getirmek için kritik öneme sahiptir. Yukarıda belirtilen ipuçlarını kullanarak uygulamalarınızı optimize edebilir ve geliştirme oranınızı artırabilirsiniz.

Docker Nedir ve Neden Kullanmalıyız?

Docker, uygulamaları konteynerler içerisinde çalıştırarak, geliştiricilerin uygulamanın ortamını standartlaştırmasına olanak tanıyan bir platformdur. Uygulamalar, bağımlılıkları ile birlikte izole bir şekilde barındırıldıkları için, geliştiriciler farklı sistemler arasında sorunsuz bir geçiş yapabilmektedir. Docker'ın sağladığı avantajlar, hızlı dağıtım, ölçeklenebilirlik ve versiyon kontrolü gibi kritik unsurları içerir.

Docker kullanmanın en büyük faydalarından biri, aynı uygulamanın farklı ortamlarda (geliştirme, test, üretim) tutarlılık sağlamasıdır. Geliştiriciler, uygulamalarını her ortamda aynı yapılandırmalarla çalıştırabilirler. Bu da hataların azalmasına ve geliştirme sürecinin hızlanmasına yardımcı olur.

  • Hızlı Dağıtım: Uygulamalarınızı hızlı bir şekilde dağıtabilir ve güncelleyebilirsiniz.
  • Kaynak Verimliliği: Fiziksel sunuculara göre daha az kaynak kaplar.
  • Kolay Ölçeklendirme: Talep arttığında uygulamalarınızı hızlı bir şekilde ölçeklendirebilirsiniz.

Docker İle Uygulama Geliştirmeye Başlarken

Docker ile uygulama geliştirmeye başlamak için önce bazı temel adımları takip etmeniz gerekiyor. İlk olarak, Docker kurulumunu gerçekleştirmeniz gerekir. Çeşitli işletim sistemleri için uygun kurulum dosyalarını Docker’ın resmi web sitesinden bulabilirsiniz. Kurulum tamamlandığında, Docker komut satırını açarak docker --version komutunu kullanarak doğru bir şekilde kurulduğunu doğrulayabilirsiniz.

Daha sonra, basit bir Dockerfile oluşturarak ilk uygulamanızı yazmaya başlayabilirsiniz. Aşağıda, basit bir Node.js uygulaması için örnek bir Dockerfile bulunmaktadır:

FROM node:14
WORKDIR /usr/src/app
COPY package*.json ./
RUN npm install
COPY . .
EXPOSE 8080
CMD [ "node", "app.js" ]
  

Bu örnek, bir Node.js uygulamasını başlatmak için gerekli olan ortamı tanımlar. FROM ifadesi, kullanılacak temel imajı belirtir; WORKDIR komutu, çalışma dizinini ayarlar. Uygulamanızın gereksinimlerini karşılamak için npm install komutunu çalıştırarak bağımlılıkları yükler.

Dockerfile Yazımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Dockerfile, konteyner imajınızı oluşturmak için bir yapılandırma dosyasıdır. Bu dosyayı yazarken dikkat etmeniz gereken bazı öncelikler vardır:

  • Yorum Satırları: Kodunuzu daha anlaşılır hale getirmek için yorum satırları ekleyin. Bu, başka kullanıcıların dosyayı anlamalarına yardımcı olur.
  • Gereksiz Katmanlardan Kaçının: Her komut, yeni bir katman oluşturur. RUN komutlarıyla birden fazla işlem yaparak katman sayısını azaltın.
  • Temizlik Yapın: İmajınızın boyutunu küçültmek için kullanılmayan dosyaları ve bağımlılıkları kaldırmayı unutmayın. Örneğin, apt-get clean komutunu kullanarak gereksiz önbelleği temizleyebilirsiniz.

İyi bir Dockerfile, yalnızca uygulamanızın başlatılmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hızlı, güvenli ve ölçeklenebilir bir ortam yaratır. Bu nedenle, yazarken dikkatli olmalısınız.

Görünürlük ve İzleme İçin En İyi Araçlar

Docker konteynerlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi için görselleştirme ve izleme araçları, yazılım geliştirme sürecinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu araçlar, uygulamalarınızın performansını gerçek zamanlı olarak izlemenize ve potansiyel sorunları hızlıca tespit etmenize yardımcı olur. Bu bölümde, Docker konteynerlerinizi izlemek ve performansını artırmak için kullanabileceğiniz en iyi araçlara göz atacağız.

Prometheus ve Grafana ile İzleme

Prometheus, açık kaynaklı bir izleme ve uyarı sistemidir. Docker konteynerleri için özel olarak tasarlanmış bu araç, sistem performansını ve uygulama metriklerini toplamak için idealdir. Grafana ise, topladığınız verileri görselleştirmenizi sağlayarak kullanıcı dostu bir arayüz sunar. Bu ikili, hem sistemin hem de uygulamanın performansını izlemenizi kolaylaştırarak karar verme sürecinizi hızlandırır.

ELK Stack: Elasticsearch, Logstash ve Kibana

ELK Stack, Docker log verilerini yönetmek için en popüler çözümlerden biridir. Elasticsearch, veri arama ve analiz için kullanılırken, Logstash veritabanı ve log dosyalarından gelen verileri toplar. Kibana ise, bu verileri grafiksel bir şekilde görselleştirir. Bu araçları kullanarak uygulama loglarınızı takip edebilir, hata analizi yapabilir ve sistem durumunu izleyebilirsiniz.

Datadog ile Uyum Sağlama

Datadog, bulut tabanlı bir izleme ve analitik platformudur. Docker uygulamalarınızı ve konteynerlerinizi etkin bir şekilde izlemek için çeşitli özellikler sunar. Anlık verilerle iş performansınızı değerlendirebilir, uygulama sorunlarını önceden tespit ederek proaktif çözümler üretebilirsiniz.

Docker Dağıtımını Optimize Etme Yöntemleri

Docker konteynerlerinin düzgün bir şekilde dağıtılması, uygulama performansını ve sistem kararlılığını doğrudan etkiler. Aşağıda, Docker dağıtımlarınızı optimize etmek için kullanabileceğiniz bazı etkili teknikler bulunmaktadır.

Yavaş Dağıtım Stratejileri

Dağıtım sürecinde, kullanacağınız blue-green deployment veya canary release teknikleri, minimum kesinti ile güncelleme yapmanıza yardımcı olabilir. Blue-green dağıtımında, yeni versiyon, mevcut ortamın yanında paralel olarak çalıştırılır. Canary release’de ise, yeni versyon öncelikle sınırlı bir kullanıcı grubuna sunulur ve başarılı olduğunda genel kullanıma açılır.

Docker Swarm ve Kubernetes ile Ölçeklenebilirlik

Docker Swarm ve Kubernetes, konteyner yönetimi için en popüler araçlardan bazılarıdır. Bu sistemler, uygulamalarınızı yatay olarak ölçeklendirmenizi sağlayarak yük dengelemesi ve otomatik zamanlama imkanı sunar. Özellikle yüksek trafikli uygulamalar için bu tür çözümler, öncelikli bir gereksinim halini alır.

İmaj Ön Belleği Kullanımı

İleri düzey kullanıcılar için optimize edilmiş Docker imajları oluşturmak son derece faydalıdır. Multistage builds kullanarak yalnızca gereken adımları içeren hafif imajlar elde edebilir ve dağıtım süresini kısaltabilirsiniz. Bu sayede, gereksiz kaynak kullanımını engelleyebilir ve son kullanıcıya daha hızlı bir deneyim sunabilirsiniz.

Docker İmajlarını Küçültme Stratejileri

Docker imajlarının boyutunu küçültmek, hem disk alanı hem de dağıtım süresi açısından büyük avantajlar sağlar. İmaj boyutunu azaltmanın birkaç etkili yolu bulunmaktadır.

Temel İmajları Seçin

Kullanacağınız temel imajı (FROM ifadesi) dikkatle seçmek, imaj boyutunu doğrudan etkiler. Daha hafif temel imajlar (örneğin, alpine) kullanarak başlamak, size küçük bir konteyner kazandırabilir. Bu durumda, sistemin her zaman minimum kaynak kullanmasını sağlarsınız.

Kullanılmayan Dosyaları Kaldırın

Azaltılmasına ihtiyaç duyan diğer alanlar ise uygulama dosyalarıdır. Uygulama geliştirme aşamasında oluşturulan geçici dosyalar, önbellekler ve yükleme dosyaları gibi dosyaları kaldırarak imajınıza dahil edilmeden ortadan kaldırılmasını sağlamalısınız.

Katmanları Birleştirin

Her RUN, COPY ve ADD komutunun bir katman oluşturduğunu unutmayın. Birden fazla komutu tek bir RUN ifadesinde birleştirerek katman sayısını azaltabilir ve aynı zamanda imaj boyutunu küçültebilirsiniz. Bu da daha verimli bir dağıtım sağlar.

Veri Yönetimi İçin Docker'ın En İyi Uygulamaları

Docker, uygulama geliştirme süreçlerinde veri yönetimi açısından birçok üstünlük sunmaktadır. Veri yapılarının esnek bir şekilde yönetilmesine olanak tanıyan konteyner teknolojisi, aynı zamanda veri bağımlılıklarını en aza indirerek geliştirme süreçlerini hızlandırır. Bu bölümde, Docker kullanarak veri yönetimini daha etkili bir hale getirmenin en iyi yollarına bakacağız.

1. Veritabanı Konteynerleri ile İzolasyon Sağlayın

Veritabanı sistemlerinizi Docker konteynerlerinde çalıştırarak uygulamanızın bağımlılıklarından izole etmesini sağlayabilirsiniz. Bu yapı, geliştirme ortamında farklı sürümlerin yan yana çalışmasına ve test edilmesine olanak tanır. Örneğin, Docker Compose kullanarak birden fazla veritabanını birlikte yönetmek mümkündür.

2. Verileri Kalıcı Hale Getirme

Konteynerler genelde geçici yapılar olduğundan, verilerinizi kalıcı hale getirmek için Docker Volume yöntemini kullanmalısınız. Bu yöntem, veri kaybını önler ve her bir konteynerin çıkışında verilerinizin güvence altında kalmasını sağlar. Volume kullanarak verilerinizi konteynerlardan bağımsız bir alanda tutabilirsiniz.

3. Yedekleme ve Geri Yükleme Stratejileri

Verilerinizi düzenli aralıklarla yedeklemek, herhangi bir kaybı önlemenin en iyi yoludur. Docker ile uygulamanızı yedeklemek için docker cp komutunu kullanarak gerekli verileri konteyner dışına çıkartabilirsiniz. Ayrıca, yedekleme dokümanlarınızı ve süreçlerinizi standardize etmek, veri güvenliğinizi artıracak bir diğer önemli adımlardan biridir.

4. Veritabanı Yönetim Araçları Entegrasyonu

Docker, popüler veritabanı yönetim araçlarıyla kolayca entegre edilebilir. Bu sayede veritabanınıza ilişkin grafiksel bir görselleştirme yapabilir veya komut satırıyla müdahale edebilirsiniz. Örneğin, Adminer veya phpMyAdmin gibi araçlar, kök erişimi olmayan bir ortamda veritabanınızı daha da yönetilebilir hale getirir.

Container Networking: Güvenli ve Etkili İletişim

Docker konteynerleri arasında güvenliği sağlamak ve etkili bir iletişim oluşturmak, uygulama performansını artırmak için son derece önemlidir. Bu bölümde, konteynerlar arasında güvenli ve etkili bir iletişim sağlamak için kullanılabilecek en iyi uygulamalara odaklanacağız.

1. Ağ Modellerini Kullanma

Docker, konteynerlerinizi yönetmenin çeşitli yollarını sunar. Bridge, Host, ve Overlay gibi ağ modellerinden birini seçerek, konteynerler arası iletişimi optimize edebilirsiniz. Örneğin, bridge ağı, konteynerler arasında güvenli bir bağlantı sağlar.

2. Firewall ve Güvenlik Duvarı Ayarları

Docker konteynerleri üzerinde güvenlik duvarı ayarları yapmak, dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruma sağlar. IPTables gibi araçlar kullanarak, hangi trafiklerin konteynerlere erişebileceğini belirleyebilirsiniz. Bu adım, uygulamanızın güvenliğini artırır.

3. Şifreleme ve VPN Kullanımı

Konteynerler arasında veri iletişimini güvence altına almak için şifreleme tekniklerini kullanmak son derece kritik bir adımdır. WireGuard gibi VPN çözümleri, konteynerler arasında güvenli bir tünel oluşturarak verilerinizi korur. Bu tür bir yapı, hassas verilerinizi yönetirken gerekli olan güvenliği sağlar.

4. İletişim Protokollerinin Seçimi

Konteynerler arasındaki iletişimi sağlamak için hangi protokollerin kullanılacağını seçmek, uygulamanızın performansını etkileyebilir. **HTTP**, **gRPC**, veya **WebSocket** gibi protokoller kullanarak iletişiminizi optimize edebilir, farklı ihtiyaçlara göre yapılandırabilirsiniz.

CI/CD Süreçlerinde Docker Kullanmanın Avantajları

Sürekli entegrasyon (CI) ve sürekli dağıtım (CD) süreçleri, güncel yazılım geliştirme yöntemleri arasında kendine yer bulmuştur. Docker kullanarak bu süreçleri daha verimli hale getirmenin yollarını keşfediyoruz.

1. Basit ve Temiz Altyapı

Docker sayesinde her uygulama için temiz bir altyapı yaratabilirsiniz. Geliştirme ortamınızı konteyner temelli bir yapı ile düzenleyerek, her ekibin farklı runtime ortamları altında çalışmasını sağlayabilirsiniz.

2. Otomatik Test Süreçleri

Docker, yazılım uygulamalarınızı her güncellemede otomatik olarak test etmenizi sağlar. Bu da hataların tespit edilmesini ve çözülmesini hızlandır. Jenkins veya GitHub Actions gibi CI/CD araçları ile entegre edilebilir.

3. Hızlı İlk Giriş Süresi

Docker, uygulamalarınızın istenen ortama hızlıca giriş yapabilmesini sağlar. Herhangi bir güncelleme veya güncel sürüm hakkında hızlı geri dönüş almak, zaman kazandırarak daha verimli bir geliştirme süreci sağlar.

4. Versiyon Kontrolü ile Süreklilik

Docker’ın sağladığı imaj versiyonlama yöntemi, CI/CD süreçlerinde sürekliliği artırır. Her güncellemenin izlenmesi ve geri dönebilmesi sayesinde, daha yapılandırılmış ve güvenli bir yazılım geliştirme ortamı yaratılmış olur.

Güvenlik Önlemleri: Docker Containers'ı Koruma Yöntemleri

Docker konteynerleri, uygulamaları dağıtmanın ve geliştirmenin etkili yollarını sunarken, güvenlik de bu süreçte oldukça kritik bir faktördür. Konteynerlerin yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda güvenlik açısından da korunması gerekir. Bu bölümde, Docker konteynerlerinizi korumak için alabileceğiniz temel güvenlik önlemlerine göz atacağız.

1. Temel İmajları Güncel Tutma

Docker imajlarınızın güncel tutulması, bilinen güvenlik açıklarından kaçarak sisteminizi korumanızda önemli bir adımdır. Herhangi bir açık veya zafiyet, kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilir.

2. En Az Ayrıcalık İlkesi

Konteynerlerinize yalnızca gerekli olan izinleri verin. En az ayrıcalık ilkesini benimseyerek, potansiyel tehditleri en aza indirebilirsiniz. Kontrol listesinde, her konteyner için sadece gerekli yetkileri tanımlamanız önemlidir.

3. Ağ Güvenliğini Sağlama

Docker, konteynerler arasındaki bağlantıları düzenlemenizi sağlayan birkaç ağ modeli sunar. Bridge ağı gibi yerel ağ seçeneklerini kullanarak, konteynerlerin birbirine erişimini kontrol altına alabilirsiniz. Ayrıca, güvenlik duvarı kuralları ve IPTables kullanarak dış saldırılara karşı koruma sağlayabilirsiniz.

4. Konteyner İçinde Şifreleme Kullanma

Verilerinizi güvence altına almak için konteyner içindeki veri iletimini şifrelemeyi düşünmelisiniz. WireGuard gibi güvenli VPN çözümleri, konteynerler arası iletişimi korumaya yardımcı olur.

Docker ile Mikroservis Mimarisine Geçiş

Docker, mikroservis mimarisi için oldukça uygun bir platform sunarak, uygulamalarınızı modüler bir yapıda geliştirmenize olanak tanır. Mikroservis mimarisi, her bir servisi bağımsız olarak geliştirme, test etme ve dağıtma imkanı verir. Aşağıda, Docker ile mikroservis mimarisine geçiş yaparken dikkate almanız gereken bazı önemli noktaları bulabilirsiniz.

1. API Yönetimi ve İletişimi

Mikroservislerin etkili bir şekilde iletişim kurabilmesi için API yönetimi büyük bir önem taşır. Her mikroservisin kendi API'sini tanımlayarak, diğer hizmetlerle olan bağlantılarını kolaylaştırabilirsiniz.

2. Hata Toleransı ve İzleme

Mikroservis mimarisi, bir serviste oluşan hatanın tüm sistemi etkilememesini sağlar. Ancak, bu durum, izleme ve hata kaynağını hızlı bir şekilde tespit etme gerekliliğini beraberinde getirir. Prometheus ve Grafana gibi araçlar, durum izleme ve hata analizi için ideal çözümler sunar.

3. Otomasyon ve CI/CD Entegrasyonu

Mikroservis mimarisi ile uygulama dağıtımlarında otomasyon büyük bir kolaylık sağlar. Docker kullanarak, CI/CD süreçlerinizi oluşturarak güncellemeleri hızlı ve otomatik bir şekilde uygulayabilirsiniz.

4. Dağıtım Yönetimi

Kubernetes gibi araçlar, mikroservislerinizi yönetmek için çapraz platform bir çözüm sunarak, dağıtım ve ölçeklendirmeleri kolaylaştırır. Bu tür araçlar, mikroservislerinizi optimize etme ve yönetme konusunda önemli bir rol oynar.

Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Kaçınma İpuçları

Docker kullanırken sıklıkla karşılaşılan hatalar, uygulama performansını olumsuz etkileyebilir. Bu bölümde, sık yapılan hataları ve bunlardan kaçınma yollarını inceleyeceğiz.

1. Gereksiz İmajlar ve Katmanlar

Çok fazla geri kalan ve kullanılmayan imajın sistemi yavaşlatabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Kullanmadığınız imajları ve katmanları silmek, genel sistem performansını artırır.

2. Hatalı Ağ Yapılandırması

Konteynerler arası iletişimde ağ yapılandırmalarına dikkat edilmemesi, uygulama kesintilerine neden olabilir. Ağ modüllerinin doğru bir şekilde yapılandırılması büyük bir önem taşır.

3. Yetersiz Kaynak Yönetimi

Kaynak yönetimi, konteyner performansı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Her konteynerde yeterli kaynak ayrılmadığında performans sorunları yaşanabilir. Bu duruma dikkat ederek, sistemi optimize etmek mümkündür.

4. Otomasyon Olmadan Dağıtım

CI/CD süreçlerinin dikkate alınmaması, sürekli entegrasyonun sağlanamamasına yol açar. Otomasyon süreçleri olmadan, dağıtım sürecinizin verimsiz olacağına dikkat etmelisiniz.

Sonuç ve Özet

Docker, modern yazılım geliştirme süreçlerinde devrim yaratan bir platformdur. Konteyner teknolojisi sayesinde geliştiriciler, uygulamalarını hızlı, güvenli ve ölçeklenebilir bir şekilde geliştirebilir ve dağıtabilir. Bu makalede, Docker en iyi uygulamaları üzerine detaylı bir inceleme yaparak, uygulama geliştirme süreçlerinizde dikkat etmeniz gereken önemli yöntemler sunulmuştur.

Docker ile uygulama geliştirirken, konteynerlerinizi küçük tutmak, katmanları optimize etmek, güvenliği ön planda tutmak ve CI/CD süreçlerini uygulamak gibi temel ilkeleri göz önünde bulundurmanız kritik öneme sahiptir. Ayrıca, iyi bir Dockerfile yazımı, veri yönetimi ve konteyner ağı gibi konulara da dikkat ederek daha sağlıklı ve verimli bir geliştirme ortamı yaratabilirsiniz.

Bu önerileri göz önünde bulundurarak, Docker ile yazılım geliştirme sürecinizi optimize edebilir ve hatasız, güvenilir uygulamalar oluşturabilirsiniz. Unutmayın ki, her zaman güncel kalmak ve en iyi uygulamaları takip etmek, başarıya giden yoldaki en büyük yardımcılarınızdan biri olacaktır.


Etiketler : Docker Best Practices, Uygulama Geliştirme, İpuçları,
Sevdiklerinle Paylaş! :

Yazılan Yorumlar
Yorum Yaz



Whatsapp Destek